Ana sayfa Gündemden Haberler Anadolu Gençlik Derneği’nden Doğu Türkistan’a Destek Eylemi

Anadolu Gençlik Derneği’nden Doğu Türkistan’a Destek Eylemi

4

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Üsküdar Şubesi, Çin hükümetinin Doğu Türkistan’a yönelik uyguladığı politikasını protesto etti.

Doğu Türkistan için yatsı namazı sonrası Üsküdar Mihrimah Sultan Camii’nde gıyabi cenaze namazı kılan Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Üsküdar Şubesi üyeleri, Kur’an-ı Kerim okunduktan sonra AGD Üsküdar İlçe Başkanı Kazım Cihat Kılıncarslan Çin’in Doğu Türkistanlılara yönelik tavrının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Üsküdar Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Şube Başkanı Kazım Cihat Kılınçarslan, ‘‘2019 yılının son günlerini yaşıyoruz. Bugünlerde de İkinci Dünya Savaşı’nın ardından geçen 74 yıla rağmen yeryüzünde barış ve adaletin tesis edilemediğine tanıklık ediyoruz. Dünyanın birçok yerinde insan hakları ihlallerinin yaşandığını, temel hak ve özgürlüklerin hiçe sayıldığını görüyoruz.
Başta ABD olmak üzere, emperyalist ülkeler, işgallerle, iç Savaşlarla, şiddet ve korkuyla, zayıf bırakılmış ülkeler ve halklar üzerindeki baskı ve tahakkümlerini sürdürmektedir.’’ dedi

KILINÇARSLAN: “ÇİN MALLARINI BOYKOT KAÇINILMAZ OLACAK”

Çin yönetimin küresel ekonomik gücü ve güçlü bir diplomasi yürütmesi sonucu Doğu Türkistan’la ilgili sağlıklı bilgi alınamadığını Doğu Türkistan’daki Müslümanlarla iletişim kurulamadığını kaydeden Kılınçarslan, ‘‘Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin birçok temel haktan mahrum bırakıldığına, katliam, zulüm, işkence ve baskılarla inanç ve düşünce özgürlüklerinin kısıtlandığına, toplama kamplarında tecrit edilmiş bir yaşama zorlandığına, psikolojik ve fiziksel işkencelere maruz kaldıklarına dair haberler canımızı yakmaktadır. Afrika’dan Asya’ya birçok İslam ülkesiyle ticari ilişkileri olan Çin, Müslüman Doğu Türkistan halkına ve Çinli Müslümanlara karşı tutumunu gözden geçirip iyileştirmezse bizim de Çin mallarına karşı boykot sergilememiz kaçınılmaz olacaktır. Çin yönetimi, Müslüman Doğu Türkistan halkının ve Çinli Müslümanların haklı taleplerini susturmak, ört bas etmek ve bu halkların dış dünyayla irtibatlarını kesmek yerine farklı kimliklerin temel hak ve özgürlüklerini yaşayabilecekleri bir zemin oluşturmanın gereklerini yerine getirmelidir.’’ diye konuştu.

‘‘TÜRKİYE, DOĞU TÜRKİSTAN MESELESİNDE DAHA NET BİR TUTUM SERGİLEMELİDİR’’

Türkiye ve İslam ülkelerinin Doğu Türkistan halkının talepleri doğrultusunda Çin’e karşı birlikte hareket etmeleri ve her platformda bu konuyu dile getirmesi gerektiğini söyleyen Kılınçarslan şöyle devam etti: ‘‘Türkiye, Doğu Türkistan meselesinde daha net bir tutum sergilemelidir. Türkiye’nin Çin ile ticareti Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin temel hak ve özgürlüklerinden daha değerli değildir. Yetkililerimiz, bunu Çin yönetimine en açık şekilde hissettirmelidirler. Diğer taraftan biz tüm dünyada savaştan ve çatışmadan değil, barıştan ve diyalogdan yanayız. İstediğimiz hakkın ve adaletin hâkim olduğu bir dünyadır. Biz bu coğrafyada hak ve adalet ekseninde tüm farklılıklarımızla birlikte barışı çerisinde yaşamak istiyoruz. Biz bu coğrafyada insanların hak ve hukuklarının gözetilmesini istiyoruz.’’

“ASİMİLASYON ÇALIŞMALARI KABUL EDİLEMEZ”

Çin’in, 1949’dan bu zamana kontrolü altında bulundurduğu Doğu Türkistan’da Müslümanlara her türlü baskıyı uyguladığını söyleyen Kılınçarslan, “Yetmiş yıldır Çin kontrolü altında bulunan ve Türkiye’nin iki buçuk katı büyüklükte yüz ölçümüne sahip olan Doğu Türkistan’da da Müslümanların durumu içler acısıdır. Çin yönetimin küresel ekonomik gücü ve boşluk bırakmayan bir diplomasi yürütmesi Doğu Türkistan’la ilgili sağlıklı bilgi akışının ve oradaki Müslümanlarla iletişimin önüne geçmektedir. Dünyanın hiçbir yerinde insanların temel haklardan mahrum bırakılarak sistematik baskılarla asimile edilmeye çalışılması kabul edilebilir değildir. Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin birçok temel haktan mahrum bırakıldığına, inanç ve düşünce özgürlüklerinin kısıtlandığına, toplama kamplarında tecrit edilmiş bir yaşama zorlandığına, psikolojik ve fiziksel işkencelere maruz kaldıklarına dair haberler canımızı yakmaktadır.” dedi.

Program dualarla son buldu.